Aile planlaması nasıl olmalıdır nelere dikkat edilmelidir
Aile planlaması nasıl olmalıdır nelere dikkat edilmelidir
Bu yazımızda aile planlaması hakkında geniş bilgiler bulacaksınız
Aile planlaması, çiftlerin istedikleri sayıda, istedikleri zamanda ve sağlıklı aralıklarla, bakıp yetiştirebilecekleri kadar çocuk sahibi olmaları demektir yoksa topyekün çocuk sayısını kısıtlamak demek değildir. Bu konseptin ana gayesi ailenin sağlığını korumak ve mutlu olmalarını sağlamaktır. Bu çerçevede, çiftlere hamile kalmak ve doğum yapmak için en uygun koşullar konusunda rehberlik yapılır. Yani, gebelikler arasında belli bir süre bırakılarak anne ve çocuk sağlığının korunması hedef alınır.Aslına çocuk sahibi olmakta çiftler serbesttir ve kendi iradeleri ile istedikleri, bakabilecekleri, yetiştirebilecekleri sayıda çocuk sahibi olabilirler. Önemli olan ailelerin bilinçli olarak, sorumluluk taşıyarak karar vermeleridir. Aile Planlaması da, eşlere çocuk yapmak istedikleri veya istemediklerinde yol gösterir. Onlara çocuk sayısı ve doğumlar arasındaki süreyi belirlemelerinde yardımcı olur.
İki yıldan sık aralıklarla yapılan doğumlar ile annenin çok genç ya da yaşlı olması anne ve çocuk sağlığını olumsuz etkilemektedir. Her yıl dünyada birçok kadın gebelik ve doğumla ilgili sorunlar yüzünden ölmekte ve arkalarında büyük sayıda anasız çocuk bırakmaktadır. Örneğin etkili bir aile planlaması ile bunların çoğu önlenebilir. Aynı zamanda istenmeyen gebelikler de ana ölümüne neden olmaktadır. Bu nedenle her yıl ülkemizde 500 binden fazla kadın kürtaj olmakta, daha da tehlikelisi kürtajla ilgili 50 binden fazla kadın yaşamını yitirmektedir. Yine etkin bir Aile Planlaması ile ülkemizde yılda l500 annenin ve 60 bin bebeğin ölümü engellenebilir.Diğer bir yönden çocuk sağlığı da çok ve sık doğumdan etkilenmektedir. Şöyleki; doğumlar arasında geçen süre 2 yıldan az ise, bir önceki çocuğun ölüm tehlikesi yarı yarıya artmaktadır. En az iki yıl ara ile doğan çocuklar daha sık aralıklarla doğan çocuklara göre fiziksel ve zihinsel açıdan daha iyi gelişmektedirler. 2 yaşın altındaki bir çocuğun sağlığını ve gelişimini tehdit eden en büyük tehlike, ailede yeni bir bebeğin dünyaya gelmesidir. Kısaca, bir anne bedeninin gebelik ve doğum etkilerinden tam olarak kurtulabilmesi için iki yıllık bir sürenin geçmesi gerekir. Eğer bir anne doğumdan sonra iki yıl geçmeden tekrar gebe kalırsa, yeni bebeğin zamanından önce doğması ve anne karnında iyi beslenemediği için düşük kilolu doğma ihtimali artar. Çok ve sık doğum sonucu çocuklar sık hastalanmakta, kansızlık artmakta, sonuçta fiziksel ve zihinsel açıdan iyi gelişememektedirler.
Anne ise çok ve sık doğum sonucu yıpranmakta ve çocuklarına karşı ilgisi azalmakta, bunlara ek olarak ekonomik zorluklar da eklenince çocuğun yaşamına verilen değer azalmaktadır. Sonuç itibarı ile, etkin bir aile planlaması; çok ve sık doğuma bağlı kadın hastalıklarını önler, kansızlık ve kansızlığın neden olduğu hastalıkları önler, erken ve geç yaşta olan doğumları önler, istenmeyen gebelik ve düşükleri önler, annenin ruh sağlığını korur, anne ölümlerini azaltır, toplumda sağlıklı ve mutlu anne sayısı artar